Kocam eve gururla geldi
Elif… — Hayır. Elimi kaldırdım. — Adımı, hâlâ sana aitmişim gibi söyleme. Neriman Hanım öfkeyle öne çıktı. — Oğluma böyle konuşamazsın. Ona baktım. İlk kez sesimi kısmadım. — Siz oğlunuza istediği her şey için ağlamayı öğrettiniz. Bana ise yorulduğumda asalakları kapının önüne koymayı öğrettiler. Murat masaya vurdu. — O benim annem! — Ben de onun için borca soktuğun kadınım. Yutkundu. — Bunu düzeltebilirim. — Hayır. Dosyanın son kısmını açıp iki belge çıkardım. Bir suç duyurusu. Bir geçici uzaklaştırma kararı. Neriman Hanım’ın yüzü bembeyaz oldu. — Ne yaptın sen? — Oğluma benim onun gerçek ailesi olmadığımı söylediğiniz gün yapmam gereken şeyi. Murat donup kaldı. — Ne? Sakin bir şekilde ona baktım. — Evet Murat. Emir her şeyi duydu. Evin üzerine ağır bir sessizlik çöktü. Koridordan oğlum çıktı. Oyuncak dinozoruna sımsıkı sarılmıştı. Gözleri kıpkırmızıydı. Murat ona yaklaşmak istedi. Emir geri çekildi. Ve o küçücük hareket Murat’ı paramparça etti. Keşke daha önce kırılsaydı diye düşündüm. Tam o sırada kapı çaldı. Üç sert vuruş. Neriman Hanım titredi. — Kim o? diye sordu Murat. Dosyayı elime alıp kapıya yöneldim. — Avukat. — Hangi avukat? Kapıyı açtım. Dışarıda Avukat Demir, iki polis memuru ve mühürlü sarı bir zarfla bekliyordu. Bana anlayışla baktı, sonra Murat’a döndü. — Beyefendi, banka dolandırıcılığı meselesinden önce konuşmamız gereken daha ciddi bir konu var. Neriman Hanım boğuk bir inilti çıkardı. — Hiçbir şey söylemeyin. Murat annesine döndü. — Anne? Avukat sarı zarfı kaldırdı. — Anneniz için az önce kiraladığınız daire var ya… Murat’ın yüzü bembeyaz oldu. — Ne olmuş ona? — O daire altı yıldır eşinizin adına kayıtlı. Murat’a son kez baktım. — Şimdi ona sor bakalım… o daireyi satın alacak para nereden gelmiş. Bölüm 2″ Murat salonun ortasında donup kaldı. Gözleri sürekli benimle annesi arasında, sonra da avukatın elindeki sarı zarfta gidip geliyordu. — Bu imkânsız… o daire… annem yeni bulduğunu söylemişti… Neriman Hanım titremeye başladı, sandalyeye tutunmak zorunda kaldı. Alaycı bir kahkaha attım. Öyle soğuk bir kahkahaydı ki, ben bile kendimi tanıyamadım. — O daireyi “bulmadı”. Yıllardır orada yaşıyor. Benim paramla. Murat aniden annesine döndü. — Anne… bu ne demek oluyor? Neriman Hanım kekelemeye başladı: — Ben… sonra anlatacaktım… — Ne zaman sonra? Benden yine bütün maaşımı aldıktan sonra mı? Uzun yıllardan sonra ilk kez Murat’ın annesine gerçekten öfkelendiğini gördüm. Ama artık çok geçti. Avukat Demir içeri girip evrak çantasını masaya koydu. İki polis memuru sessizce kapının yanında bekliyordu. — Bay Murat, eşiniz adına kayıtlı kredi kartlarının son üç yıldır izinsiz kullanıldığına dair tüm banka kayıtlarına sahibiz. Ayrıca annenizle bağlantılı yasa dışı mal devri belgeleri de mevcut. Murat’ın yüzü bembeyaz oldu. — Hayır… benim haberim yoktu… Ona baktım. — Evet. Çünkü sen “iyi evlat” rolünü oynamaktan başka hiçbir şeyle ilgilenmedin. Emir arkamda durmuştu. Küçük elleri korkuyla tişörtümü sıkıyordu. Murat oğluna baktı. Sesi parçalandı: — Emir… oğlum, gel buraya… Emir kıpırdamadı bile. Sadece küçük bir sesle şunu sordu: — Baba… sen annemi seviyor musun? Bütün ev sessizliğe gömüldü. Murat ağzını açtı… ama konuşamadı. Çünkü cevabı hemen veremiyordu.