Kocam içimde tam dün gece saat 22:00’de, kendi ellerimizle seçtiğimiz o koltukta öldü

Dördüncü gün daha fazla dayanamadım. Ömer bitkin bir yüzle mutfağa girdiğinde, doğrudan gözlerinin içine baktım ve olabilecek en soğuk ses tonuyla konuştum: “Boşanma davası açıyorum. Yarın avukata gideceğim. Protokolü imzalamaya hazır ol, Ömer.” Yüzü korkudan anında şekil değiştirdi. Yağmurda sırılsıklam olmuş sahipsiz bir köpek gibi zavallı görünüyordu. O gece, elinde ince bir battaniyeyle salona geçti ve daracık koltuğa büzülerek uyudu; tıpkı o upuzun, dram dolu Türk dizilerinin jönleri gibi. Arkasından baktım ve kendi kendime dedim: “Bitti. Buraya kadar.” Ama ah, ne kadar safmışım. Gerçek trajedinin aslında yeni başladığını bilmiyordum. İki gün sonra, “Kaynana” isimli bir kasırga eve çöktü. Ömer’in annesi Asiye Hanım, HABER BİLE VERMEDEN kapımda bitti. Elinde sıcacık bir poşet simit, buram buram kokan gül suyu parfümü ve “Bu dökülen evliliği kurtarmaya geldim” enerjisiyle içeri daldı. Kapıyı arkasından sertçe kapattı, bana keskin gözlerle baktı ve şöyle dedi: “Mijita (Kızım), konuşmamız lazım.” Ağzından çıkan o yapmacık “kızım” kelimesi bile sol gözümün sevirmesine yetti. Kötü bir alametti. Mutfağımdaki yemek masasına sanki bir aile terapistiymiş gibi büyük bir özgüvenle oturdu ve vaazına başladı: “Evlilik sabırdır kızım. Erkekler hata yapar. Sen kadınsın, yuvana sahip çıkacaksın, mücadele edeceğ堅sin!” Derin bir nefes aldım. Gerçekten çok derin. Göğsüm öfkeden sıkıştı. “Yani oğlunuzun beni sosyal medyada herkesin gözü önünde boynuzlamasına katlanmam mı gerekiyor?” diye sordum, sesim kendimi tutmaya çalışmaktan titreyerek. Asiye Hanım bilge bir hakan edasıyla çayından bir yudum aldı ve fetvayı verdi: “Akıllı bir kadın, kocasının bir kerelik ‘ayağının kaymasını’ affetmeyi bilendir.” AYAĞININ KAYMASI! Oğlunun metres tutmasını, Facebook’ta vıcık vıcık aşk mesajları yazmasını “ayağının kayması” olarak nitelendiriyordu! Sanki Ömer yolda yürürken yanlışlıkla tökezlemiş ve tamamen tesadüfen o kadının kollarına düşmüştü! İşte tam o salisede… beynim çılgınca bir karar verdi. Kaosun yolunu seçtim. Çünkü artık çok yorulmuştum. Kocanın akrabalarının dedikodularından bıkmıştım. Neymiş, daha güzel yemek yapmalıymışım, kocamı tutmak için daha çok süslenmeliymişim, o metres kesin Ömer’i benden daha iyi “dinliyor ve anlıyormuş”. KUSURA BAKMAYIN AMA! KADIN SNAPCHAT’TEKİ KÖPEK FİLTRELİ FOTOĞRAFLARINA YORUM YAPIYORDU SADECE! ONA PSİKOLOJİK TERAPİ FALAN YAPTIĞI YOKTU!
Copyright © 2015. All Rights Reserved.