Ormanda terk edildikten sonra eve geri döndüm

BÖLÜM 1 73 yaşındaki Fatma Yıldız, telefonsuz, asasız ve ağırlığını zor taşıyan bir kalçayla bir kayanın yanında oturmaya devam ederken, tek evladının onu dağlık arazide terk ettiğini kamyonetin uzaklaşma sesini duyduğunda anladı. Mehmet, yola yakın bir yerde unuttukları bir sırt çantasını almak için Ayşe ile birlikte döneceğini söylemişti. Bolu Dağları’na yapılan gezi onların fikriydi. Haftalarca Fatma’nın havalanmaya, sosyalleşmeye ve “evraklardan artık vazgeçmeye” ihtiyacı olduğunu tekrarlayıp durmuşlardı. 15 dakika bekledi. Sonra 30. Bir saat geçtiğinde, kendine yalan söylemeyi bıraktı. Mehmet geri dönmeyecekti. Fatma, Bursa’da bir noterlikte 34 yıl çalışmıştı. Bir tesadüfün ne zaman bir plana benzemeye başladığını çok iyi bilirdi. Son aylarda oğlu, 2.800.000 liralık bir poliçeyi, Çankaya’daki evin tapusunu ve eşinin ölümünden sonra Fatma’nın faturaları ödemesi ve bir hesabı yönetmesi için kendisine verdiği vekâletnameyi defalarca sormuştu. Ayşe de ısrar etmişti. — Senin yaşında her şeyi yoluna koymak en iyisidir. Fatma bu tonda konuşulmasını duymazlıktan gelmişti. Şimdi ise çam ağaçları arasında yalnız başına, bunu çok net duyuyordu. Bir dala tutunarak ayağa kalktı. Kalçasından sırtına doğru bir sancı yükseldi ama ilerlemeye devam etti. Bir kez düştü, dinlendi, tekrar yürümeye başladı. Gün batımında taşlar arasında bir su damlası buldu ve elleriyle içti. Gece çok soğuktu. Kuru yapraklara büründü ve fırtınalar sırasında göğsünde uyuyakalan çocukluk halindeki Mehmet’i düşünerek uyanık kaldı. Şafak vakti yürümeye devam etti. Bir ayakkabısı yırtılmış ve elleri toprak doluydu. Öğleye doğru bir motor sesi duydu. Sesin olduğu yere doğru sürünerek bir patika buldu. Portakal kasaları taşıyan bir çiftçi olan Ali Amca’nın kullandığı bir dağıtım kamyoneti ani fren yaparak durdu. Koşarak yanına gelen Ali Amca, — Hanımefendi, burada ne arıyorsunuz? diye sordu. Fatma zorlukla cevap verebildi: — Oğlum beni terk etti. Saatler sonra, Mudurnu’daki bir klinikte, arkadaşı ve avukatı Zeynep Kaya endişeyle geldi. Fatma, Mehmet’i aramasını istemedi. Başka bir şey istedi. — Hesabımı, evi ve vekâletnameyi kontrol et. Zeynep 40 dakika sonra farklı bir yüz ifadesiyle geri döndü. — Fatma… sen kayıpken bazı hareketler olmuş. Ve mülkle ilgili bir evrak kopyasını yatağın üzerine koytuğunda Fatma kendi adını, adresini ve kendisine benzeyen bir imza tanıdı. Sadece o bu imzayı asla atamamıştı. BÖLÜM 2 Zeynep her şeyi derhal şikâyet etmek istedi, ancak Fatma elini kaldırdı. Önce Mehmet’in hâlâ açabileceği tüm kapıları kapatmak istiyordu. Aynı gün vekâletnamenin iptalini başlattı, banka yetkilerini bloke etti ve doğrudan kendisine doğrulanmadan hiçbir mal varlığı işleminin kendi adına yapılamayacağına dair kayıt bıraktı. Bu arada Mehmet kliniği 7 kez aradı. Annesinin gezi sırasında tek başına uzaklaştığını ve kendisi ile Ayşe’nin onu saatlerce aradığını söylüyordu. Ancak cep telefonunu, asasını, belgelerini ve suyu neden yanlarına aldıklarını asla açıklamadı. Üç gün sonra Zeynep daha kötü bir şey keşfetti: Biri, Fatma’nın eviyle ilgili bir işleci ilerletmeye çalışmıştı. Kopyayı görmeyi talep etti. İmzayı işaret etti. — T harfine bak. O çizgiyi asla öyle kapatmam. Zeynep belgeyi sakladı. — Bu her şeyi değiştirebilir. Fatma başını sallayarak reddetti. — Hayır. Her şeyi değiştiren şey benim geri dönmüş olmamdır. Taburcu olduğunda tek başına dönmedi. Zeynep onu Bursa’ya kadar eşlik etti. Mehmet’in kamyoneti evin önünde park halindeydi. Fatma anahtarını çıkardı, kilide soktu ve çevirmeye çalıştı. Hiçbir şey olmadı. Tekrar denedi. Kilit yeniydi. Mehmet, annesi resmen kayıp durumdayken ev değiştirmişti. Fatma ödünç aldığı asayı sıktı. Ardından zili çaldı. Ayşe kapıyı açtı. Onu görünce, geri dönmemesi gereken birine bakıyormuş gibi geriye doğru çekildi.
Copyright © 2015. All Rights Reserved.