18 Yıl Boyunca Onlar İçin Yaşadım

Sonrasında bunu geri ödemeyi planlamış ama fırsat bulamamıştı. Mektupta defalarca özür diliyordu. Gözlerimden yaşlar süzülmeye başladı. O para benim hayalimdi. Yurt dışında okumak istiyordum. Belki de hayatım tamamen farklı olacaktı. Ama yıllar sonra ilk kez öfke yerine farklı bir şey hissettim. Çünkü Murat'ın satırları çaresizlikle doluydu. Ardından Emir konuştu. "Teyze, mektubun devamını da oku." Sayfayı çevirdim. Bu kez Murat doğrudan oğullarına sesleniyordu. "Eğer ben yanınızda değilsem ve bu satırları okuyorsanız, sizi büyüten kişinin sadece teyzeniz olmadığını bilin. O sizin ikinci annenizdir." O an odada sessizlik oluştu. Mektuptaki her kelime kalbime işliyordu. "Hayatını sizin için değiştirecek kadar seven bir insanı sakın yalnız bırakmayın." Artık gözyaşlarımı durduramıyordum. Murat son satırlarda çocuklarından bir söz istemişti. Bir gün büyüdüklerinde bana hak ettiğim hayatı vermelerini... Mektup burada sona eriyordu. Başımı kaldırdığımda Emir ve Eren'in bana baktığını gördüm. İkisi de duygulanmıştı. Ama asıl sürpriz henüz gelmemişti. Emir masanın üzerine bir dosya bıraktı. "Şimdi söyleyeceğimiz şey bu yüzden önemli." Dosyayı açtım. İçinde tapu belgeleri vardı. Ne olduğunu anlayamadım. "Bu da ne?" Eren gülümsedi. "Bir ev." Kaşlarımı çattım. "Ne evi?" "Senin evin." Ne söylediklerini anlamakta zorlanıyordum. İki kardeş son iki yıldır gizlice çalışıyormuş. Üniversiteye hazırlanırken aynı zamanda yarı zamanlı işlerde çalışmışlar. Babalarından kalan sigorta ödemelerinin bir kısmını da yıllardır biriktirmişler. Üstelik bazı akrabalarımız da onlara destek olmuş. Hepsini bir araya getirerek küçük ama güzel bir ev satın almışlar. "Bu bizim hediyemiz," dedi Emir. "Hayatını bizim için harcadın." "Şimdi biraz da senin için yaşama zamanı." Bir süre konuşamadım. Hayatım boyunca birçok zorluk yaşamıştım. Uykusuz geceler... Bitmeyen faturalar... Kaçırılmış fırsatlar... Yalnız geçen yıllar... Ama o an hepsinin bir anlamı olduğunu hissettim. Çünkü karşımda duran iki genç adam sadece büyümemişti. İyi insanlar olmuşlardı. Asıl kazancım buydu. O gece saatlerce konuştuk. İlk kez geçmişin yüklerinden tamamen kurtulduğumu hissettim. Aylar sonra yeni eve taşındım. Ev büyük değildi ama penceresinden görünen manzara harikaydı. Bir sabah kahvemi içerken telefonum çaldı. Arayan Emir'di. "Teyze, bu akşam yemeğe geliyoruz." Gülümsedim. "Tamam." Telefonu kapattıktan sonra pencereye doğru baktım. Yıllarca aile kuramadığımı düşünmüştüm. Meğer aile kurmuşum da fark etmemişim. Kan bağı bazen insanları akraba yapar. Ama fedakârlık, sevgi ve emek onları gerçek aileye dönüştürür. Ve o gün anladım ki, hayatım boyunca hiçbir şeyden vazgeçmemiştim. Aslında en değerli şeyi kazanmıştım. İki evlat.
Copyright © 2015. All Rights Reserved.