36 Yıllık Sır, Cenazede Ortaya Çıktı

İhanet olmayan şeyler. Bir başkasını istemekten kaynaklanmayan yalanlar. Bu ne demekti? Cevap birkaç gün sonra geldi. Ferit Amca'nın sözleri kafamda yankılanıyordu. O gece ev çok sessizdi. Bir zamanlar otel makbuzlarını birer delil gibi serdiğim o aynı mutfak masasında oturuyordum. O geceki yüzünü hatırladım; kapalı, inatçı. Gerçek henüz ortaya çıkmamış olsa da, sırrın ifşa olmasından sanki bir miktar rahatlamış gibiydi. Ya Ferit Amca doğruyu söylüyorsa? Ya o otel odaları bir başkasını saklamak için değil de, kendini saklamak içinse? Saatlerce orada oturdum, bu düşünceyi zihnimde evirip çevirdim. O geceki yüzünü hatırladım. Üç gün sonra bir kurye zarfı geldi. Üzerinde ismim düzgünce yazılmıştı. Holde, hâlâ üzerimde paltom varken açtım. İçinden tek bir sayfa kağıt çıktı. Bir mektup... Tarık’ın el yazısını hemen tanıdım. Bunu açıkça bilmeni istiyorum: Sana yalan söyledim ve bunu ben seçtim. Gözlerim doldu. En yakındaki sandalyeye sendeleyerek çöktüm ve geri kalanını okumaya başladım. Tarık’ın el yazısını hemen tanıdım. Tıbbi tedavi görüyordum. Beni görme biçimini değiştirmeden bunu nasıl açıklayacağımı bilemedim. Şehir içinde değildi. Basit bir şey değildi. Ve bunu yüksek sesle söylediğim an, senin ortağın olmak yerine sorumluluğun haline geleceğimden korktum. Bu yüzden odalar için ödeme yaptım. Paraları aktardım. Sorularına kötü cevaplar verdim. Ve bana doğrudan sorduğunda bile yine de söylemedim. Bu yanlıştı. Beni görme biçimini değiştirmeden bunu nasıl açıklayacağımı bilemedim. Af dilemiyorum. Sadece tüm bunların başka bir hayat istemekle ilgili olmadığını bilmeni istiyorum. Hayatımın bu kısmını görmenden korkmakla ilgiliydi. Sen hiçbir hata yapmadın. Elindeki gerçekle kararını verdin. Umarım bir gün bu sana huzur getirir. Seni bildiğim en iyi şekilde sevdim. — Tarık Hemen ağlayamadım. Seni bildiğim en iyi şekilde sevdim. Öylece oturdum, kağıt ellerimdeydi, kelimelerin içime işlemesine izin verdim. Yalan söylemişti. Bu kısım değişmemişti ama artık bu yalanın şeklini anlıyordum. Keşke beni dışarıda bırakmak yerine içeri almasına izin verseydi. Hayatlarımız ne kadar farklı olurdu. Mektubu katladım ve tekrar zarfa koydum. Sonra uzun bir süre orada öylece oturup, tüm hayatım boyunca tanıdığım, sevdiğim ve iki kez kaybettiğim o adamı düşündüm. Keşke beni dışarıda bırakmak yerine içeri almasına izin verseydi.
Copyright © 2015. All Rights Reserved.