GECE SAAT 02.00’DE, ÖLÜM DÖŞEĞİNDEKİ MİLYARDER BİR KADIN

“Çünkü Koral… eşin Berrak ölmeden önce son kez tam olarak o adrese gitmişti.” Koral’ın eli kartın üzerinde donup kaldı. Birkaç saniye boyunca hastane odasında yalnızca serum cihazının düzenli bip sesi duyuldu. Sonra Koral, Sahra’ya doğru bir adım attı. “Ne demek istiyorsun?” Sahra cevap vermedi. “Bana bak.” Kadın ağır ağır başını kaldırdı. “Koral… sana her şeyi anlatmadım.” Koral acı acı güldü. “Bunu zaten anladım.” “Berrak’ı tanımıyordum. En azından şahsen tanımıyordum. Ama ölümünden birkaç hafta önce şirketimize ait eski bir araştırma merkezine gitmiş. Elimizdeki giriş kayıtlarında adı vardı.” Koral’ın göğsünde bir şey sıkıştı. “Berrak bir öğretmendi.” “Evet.” “Sterling… yani senin şirketinle hiçbir ilgisi yoktu.” “Doğrudan yoktu.” “Dolaylı olarak ne ilgisi vardı?” Sahra derin bir nefes aldı. “Bunu öğrenmek istiyorsan önce kızını kurtarmamız gerekiyor.” Koral’ın yüzü sertleşti. “Hayır. Bu kez oyunu sen yönetmeyeceksin.” Tam o sırada koridorun sonundan koşan ayak sesleri duyuldu. Koral kapıya baktı. Sahra fısıldadı: “Cevdet adamlarının başarısız olduğunu öğrenmiştir.” Koral yerdeki saldırganın cebini hızla kontrol etti. Bir kart, bir anahtar ve küçük bir kulaklık buldu. Sonra Sahra’ya döndü. “Güvenli çıkış var mı?” Sahra başıyla odanın arkasındaki banyoyu gösterdi. “Duvarın arkasında servis koridoru var. Bu kat yenilenirken özel geçiş yaptırmıştım.” Koral bir an ona baktı. “Bir hastane odasına gizli geçit mi yaptırdın?” Sahra acı bir gülümsemeyle cevap verdi. “Ben milyarderim. İnsan paranı seviyorsa, önlem almayı öğreniyorsun.” Koral banyoya geçti, aynanın yanındaki paneli buldu ve kapağı söktü. Eski tip manyetik kilit sistemi. İki kabloyu çekti, bağlantıyı kısa devre yaptırdı. Duvar hafif bir tık sesiyle açıldı. “Gir.” Sahra tereddüt etti. “Sen?” “Önce sen.” Kapının dışından bir erkek sesi geldi. “Sahra Hanım?” Koral kadını geçide itti, ardından kendisi girdi ve paneli kapattı. Birkaç saniye sonra oda kapısının kırıldığını duydular. Dar servis koridorunda ilerlerken Sahra’nın nefesi giderek ağırlaşıyordu. Koral onu kolundan tuttu. “Dayan.” “Ölmek üzere olan benim, hatırladın mı?” “Şu an ölmek için zamanın yok.” Binanın bodrum katına indiklerinde Sahra neredeyse ayakta duramıyordu. Koral telefonu çıkarıp kızının fotoğrafına tekrar baktı. Sonra fark etti. İnci’nin arkasındaki camda bir yansıma vardı. Mavi ışıklı bir tabela. Koral görüntüyü büyüttü. Tabelanın yalnızca son iki harfi görünüyordu: “…OT” Koral kaşlarını çattı. Sonra aklına geldi. Meral’in evi yakınlarında gece açık tek yer eski bir benzin istasyonuydu.
Copyright © 2015. All Rights Reserved.