Herkese söyle, merdivenlerden düştüm
Bölüm 2 Mehmet koşarak içeri girdi. Ayakkabılarının tabanında hâlâ şantiye çamuru vardı, gömleği toz içindeydi ve gözleri ağlamaktan kıpkırmızıydı. Arda’nın yüzünü görünce elleri titredi. “Evladım… bu nasıl oldu?” Elif hemen araya girdi. “Merdivenden düştü. Doktora her şeyi anlattım. Çocuğun şimdi dinlenmesi gerekiyor.” Arda babasının bileğini yakaladı. Parmakları kontrolsüzce titriyordu. Konuşamıyordu. Hemşireye işaret etti. Hemşire küçük bir yazı tahtası ve kalem verdi. Elif’in nefesi kesildi. Arda titreyen elleriyle yazdı: “Annem Murat Çelik ile sizin odanızdaydı. Gördüm. Murat beni dövdü.” Mehmet yazıyı okudu. Sonra bir daha okudu. Üçüncü kez okuduğunda gözlerinden yaş gelmedi; yüzü tamamen taş kesildi. Elif bağırdı: “İlaçların etkisinde! Halüsinasyon görüyor! Sinirliydi, Murat sadece kendini savundu!” Mehmet hiçbir olay çıkarmadı. Sadece sessizce, “Çık dışarı,” dedi. “Mehmet, beni dinle…” “Çık dışarı Elif. Şimdi.” O gece Arda, babasının ilk kez kırıldığını gördü. Bağırmadan, duvara yumruk atmadan, kimseye küfretmeden… sadece içinden yıkılarak. Ama asıl darbe beş gün sonra geldi. Polis, Murat Çelik’in sadece bir “misafir” olmadığını açıkladı. Elif’ten 11 aydır para aldığı ortaya çıkmıştı. Ve bu para, Mehmet’in yıllardır şantiyelerde alın teriyle kazandığı paraydı.