KAYINVALİDEM, KOCAMLA TATİLE GİTTİĞİMİZ SIRADA
Kayınvalidem cevap vermek yerine titreyen elleriyle çantasını açtı. İçinden küçük bir zarf çıkardığında Tamer'in yüzü bembeyaz oldu. "Anne, sakın! Onu açamazsın!" Kocamın sesindeki korkuyu duyunca olduğum yerde donakaldım. Sekiz yıllık evliliğimiz boyunca onu hiç böyle görmemiştim. Neriman ise elindeki zarfı sıkıca tutuyor, oğlunun gözlerinin içine bakıyordu. "Demek doğruymuş!" diye fısıldadı. "Neymiş doğru olan?" diye bağırdım. "Biriniz artık bana burada neler döndüğünü anlatacak mı?" Tamer annesine doğru hamle yaptı. Ancak kayınvalidem zarfı hızla arkasına sakladı. "Bir adım daha atarsan her şeyi hemen anlatırım!" O anda telefonum çaldı. Ekranda iş arkadaşım Berna'nın ismini gördüm. Aramayı reddettim. Fakat Neriman telefonuma bakınca acı acı güldü. "İşte yine başladı! Sürekli gizli telefon görüşmeleri!" "Yeter artık!" diye bağırdım. "Berna'yla haftalardır bir yardım kampanyası düzenliyoruz. Eve geç gelmemin sebebi de bu!" Tamer başını ellerinin arasına aldı. "Anne, sen ne yaptığının farkında değilsin!" Neriman gözlerini oğlundan ayırmadan zarfı bana uzattı. "Aç bakalım. Belki sen de kiminle evlendiğini öğrenirsin!" Titreyen parmaklarımla zarfı açtım. İçinden birkaç fotoğraf, eski bir banka dekontu ve üzerinde kadın ismi yazan bir hastane belgesi çıktı. Fotoğraflardan birinde Tamer, tanımadığım bir kadının yanında duruyordu. Kadının kucağında yaklaşık dört yaşlarında küçük bir kız çocuğu vardı. Fotoğrafın arkasını çevirdim. "Babamızla ilk bayramımız. 2022." Nefesim kesildi. Tamer'le 2018 yılında evlenmiştik. Üstelik fotoğraftaki kız çocuğu, neredeyse kocamın küçük bir kopyasıydı. "Tamer... Bu çocuk kim?" Kocam cevap vermedi. Kayınvalidem gözyaşlarını silerek konuştu. "Ben de bunu öğrenmek istiyorum!" Fotoğrafa tekrar baktım. Ardından banka dekontunu inceledim. Tamer'in hesabından her ay düzenli olarak aynı kadına para gönderilmişti. Açıklama bölümünde yalnızca iki kelime vardı. "Kızım için." Sanki bulunduğum oda üzerime yıkılmıştı. "Senin başka bir çocuğun mu var?" Tamer yatağın kenarına oturdu. Gözleri dolmuştu. "Evet." O tek kelime, sekiz yıllık evliliğimiz boyunca duyduğum bütün güzel sözleri bir anda anlamsızlaştırmıştı. "Kaç yaşında?" "Sekiz." "Yani biz evlendiğimizde..." Tamer başını öne eğdi. "Evet." Öfkeyle fotoğrafları yatağa fırlattım. Ancak kayınvalidem bir anda araya girdi. "Henüz her şeyi bilmiyorsun!" Ona döndüm. "Sen biliyor muydun?" "Hayır! Üç gün önce öğrendim!" Neriman, biz tatildeyken odamızı temizlerken komodinin arkasına düşmüş bir anahtar bulduğunu anlattı. Anahtarın üzerinde küçük bir emanet dolabı numarası vardı. Merak edip çekmeceleri karıştırdığında ise fotoğrafların bulunduğu zarfı keşfetmişti. "İç çamaşırını neden yatağa koydun?" diye sordum. Kayınvalidem sustu.