ŞİRKETİN DÜZENLEDİĞİ BİR DAVETTE

Kocam Vedat, herkesin önünde açtığı kutunun içine bakarken yüzü bembeyaz kesilmişti. Birkaç dakika önce bana hizmetçi diyen adam, şimdi tek kelime bile edemiyordu. Pelin ise kutunun içindekileri gördükten sonra sessizce çıkış kapısına yönelmişti. Ancak patronumuz Orhan Bey'in sesi onu durdurdu. "Pelin Hanım, lütfen salondan ayrılmayın. Birazdan sizinle de konuşacağız." Orhan Bey ardından mikrofonu yeniden ağzına götürdü. "Vedat Bey, şirketimize ait paraların son sekiz aydır neden başka hesaplara aktarıldığını açıklamak ister misiniz?" Salondaki herkes şaşkınlıkla birbirine baktı. Ben ise duyduklarımı anlamakta zorlanıyordum. Kocamın beni aldatması yetmezmiş gibi şimdi de şirketin parasını mı çaldığını öğrenecektim? Vedat nihayet konuşabildi. "Ne saçmalıyorsunuz? Böyle bir şey yapmadım!" Orhan Bey son derece sakindi. "Öyleyse kutunun içindeki belgeleri birlikte inceleyelim." Yerimden kalkıp birkaç adım yaklaştım. Kutunun içinde banka hesap dökümleri, üzerinde şirketimizin logosu bulunan dosyalar ve küçük bir elektronik cihaz vardı. Vedat belgeleri telaşla karıştırırken Orhan Bey cihazı eline aldı. "Bu, senin eski iş bilgisayarından alınan yedekleme diski. Bilgisayarını değiştirmeden önce teknik ekibimiz bütün kayıtları saklamış." Kocamın elleri titriyordu. "Peki, bunun benimle ne ilgisi var?" Orhan Bey gözlerini ondan ayırmadan cevap verdi. "Şirketten kaybolan dört milyon sekiz yüz bin liranın önemli bir kısmı, senin kontrolündeki hesaplara aktarılmış. Üstelik bazı transferlerin onayında eşinin elektronik imzası kullanılmış." Bu son cümleyi duyduğumda kalbim hızla çarpmaya başladı. "Benim imzam mı?" Orhan Bey bana döndü. "Maalesef Sevda. İşlemlerin bir bölümünde senin kullanıcı bilgilerin kullanılmış. Ancak yaptığımız inceleme, bunların senin bilgisayarından gerçekleştirilmediğini gösteriyor." Bir anda aylar önce yaşadığım bir olayı hatırladım. Vedat, evdeki bilgisayarımın arızalandığını söylemiş ve iş yerindeki hesabıma giriş yapmamı istemişti. Acil bir dosya göndereceğini söyleyerek telefonuma gelen doğrulama kodunu da almıştı. Ona güvenmiştim. Çünkü o benim kocamdı. Vedat'ın yüzüne baktım. "Bunu sen mi yaptın?" Cevap vermedi. "Vedat! Sana soruyorum! Benim bilgilerimi kullanarak şirketten para mı çaldın?" Kocam öfkeyle masaya vurdu. "Kes sesini Sevda! Sen hiçbir şey bilmiyorsun!" İşte o anda yıllardır tanıdığımı sandığım adamın gerçek yüzünü bir kez daha gördüm. Orhan Bey araya girdi. "Karına bağırmayı bırak. Burada cevap vermesi gereken kişi sensin." Ardından Pelin'e döndü. "Üstelik bu işlemlerin bazılarında sizin de adınız geçiyor." Pelin'in gözleri doldu. "Ben sadece Vedat'ın söylediklerini yaptım. Paraların şirketten alındığını bilmiyordum." Vedat ona doğru döndü. "Ne yapmaya çalışıyorsun sen? Her şeyi birlikte planladık!" Bu sözlerin ardından Pelin'in yüzündeki korku yerini öfkeye bıraktı.
Copyright © 2015. All Rights Reserved.