Kırk yıl önce geride bıraktığım kızım

O gece sabaha kadar uyuyamadım. Otuz sekiz yıldır tanıdığımı sandığım babamın, benden önce başka bir kızı olduğunu öğrenmiştim. Üstelik o kız, sabah huzurevinin kapısında karşılaştığım kadındı. Gri önlüklü, elleri deterjandan yıpranmış, babamın valizini taşımaya çalışan kadın. Ona içimden kaç defa “babamı kandıran temizlikçi” dediğimi düşündüm. Meğer aynı babanın çocuklarıymışız. Ama bu gerçeğin ağırlığını henüz tam anlamamıştım. Ertesi sabah Sevgi’yi yeniden aradım. “Seninle konuşmam gerekiyor,” dedim. “Biliyorum,” diye cevap verdi. “Ben de artık konuşmamız gerektiğini düşünüyorum.” Huzurevi dışında, küçük bir çay bahçesinde buluştuk. Onu iş önlüğü olmadan ilk defa görüyordum. Üzerinde sade, kahverengi bir hırka vardı. Saçlarını ensesinde toplamıştı. Masaya oturduğunda çantasından eski bir fotoğraf çıkardı. Fotoğrafın kenarları sararmıştı. Genç bir kadın, yanında küçük bir kız çocuğuyla bir apartmanın önünde duruyordu. Kadının saçları dalgalıydı. Çocuksa elinde oyuncak bir bebek tutuyordu. Sevgi fotoğrafı bana doğru çevirdi. “Bu annem Nermin. Bu da benim.” “Babam nerede?”“Fotoğrafı o çekmiş.” Bir süre fotoğrafa baktım. Sonra Sevgi konuşmaya başladı. “Ben dokuz yaşındayken babamız evden ayrıldı. Anneme artık birlikte yaşayamayacaklarını söyledi. Önce bir süre ayrı kalacaklarını sandım.” Gözlerini masaya indirdi. “Çocukken insan bazı şeyleri anlamıyor. Kapıdan çıkan birinin akşam geri geleceğini düşünüyor.” “Sonra?” “Sonra gelmedi.” Sevgi’nin sesi çok sakindi. Bu sakinlik beni daha fazla rahatsız ediyordu. Çünkü anlattıkları karşısında ağlamasını, öfkelenmesini bekliyordum. Ama sanki yıllardır içinde taşıdığı bir yükü artık bırakacak yer arıyordu. “Annem bir tekstil atölyesinde çalışıyordu. Sabah erkenden çıkardı. Ben okuldan dönünce anahtarla kapıyı açardım. Bazen akşam dokuz olana kadar yalnız otururdum.” “Babam hiç aramadı mı?” “İlk zamanlarda birkaç kez haber gönderdi. Sonra o da bitti. Ben ortaokulu bitirdim, liseye başladım, işe girdim. Hiçbirinde yanımda olmadı.” Yutkundum. “Peki neden yıllar sonra ortaya çıktın?” Sevgi çantasından başka bir kâğıt çıkardı. Bu, annesinin ölümünden sonra eski eşyalarının arasında bulduğu bir nottu. Babamın yıllar önce yazdığı, fakat gönderilip gönderilmediği belli olmayan kısa bir mektup. Sevgi uzun süre mektuba dokunmamış. “Annemi üç yıl önce kaybettim,” dedi. “Eşyalarını toplarken bunu buldum. İçinde babamın o yıllarda yaşadığı adres vardı. Başka bir şehre taşındığını biliyordum ama tam olarak nerede olduğunu bilmiyordum.”
Copyright © 2015. All Rights Reserved.