YENGEM, 70 YAŞINDAKİ ANNEMDEN 150 BİN TL BORÇ ALDI
Sevil dosyanın üzerindeki yazıyı görünce ayağa fırladı. "Lütfen! Bunu burada yapmayın!" diye bağırdı. Masadaki herkes şaşkınlıkla birbirine bakıyordu. Erkek kardeşim Kaan, karısının neden böyle tepki verdiğini anlayamamıştı. Annem ise bir köşede sessizce oturuyor, olanları endişeyle izliyordu. Misafirimiz, orta yaşlı ve oldukça ciddi görünümlü bir kadındı. Adı Nükhet'ti. Sevil'in aylar önce geçirdiği trafik kazasında zarar verdiği diğer aracın sahibiydi. Ama benim onu yemeğe davet etmemin sebebi yalnızca bu değildi. Nükhet sakin bir şekilde Sevil'e döndü. "Merak etme. Buraya bağırıp çağırmaya gelmedim. Sadece bana verdiğin sözleri hatırlatmaya geldim." Kaan şaşkınlıkla araya girdi. "Hangi sözler? Sevil, sen bu kadını nereden tanıyorsun?" Sevil cevap vermek yerine bana öfkeyle baktı. "Bunu bilerek yaptın! Beni herkesin önünde küçük düşürmeye çalışıyorsun!" Sandalyeme yaslandım. "Hayır, Sevil. Sadece annemin parasının nereye gittiğini öğrenmeni istiyorum. Çünkü görünüşe göre bu masada herkesin birbirinden sakladığı şeyler var." Nükhet dosyayı açtı ve içinden birkaç belge çıkardı. Altı ay önce Sevil'in geçirdiği trafik kazası, ailesine anlattığı kadar basit değildi. Sevil, dikkatsizliği yüzünden Nükhet'in aracına çarpmış, ardından kazanın sorumluluğunu kabul ederek ortaya çıkan masrafları karşılayacağına söz vermişti. Ancak işin ilginç tarafı, annemden aldığı 150 bin TL'nin tamamını arabasının tamiri için kullandığını söylemesiydi. Nükhet önündeki belgelerden birini kaldırdı. "Sevil Hanım, kazadan sonra bana 85 bin TL ödeme yapmanız gerekiyordu. Hatırlıyorsunuz, değil mi?" Sevil'in dudakları titredi. "Evet ama bunun ailemle ne ilgisi var?" "Çünkü o parayı ödediğinizi söylüyorsunuz. Oysa bana tek kuruş göndermediniz." Kaan bir anda sandalyesinden kalktı. "Bir dakika! Sen bana annenin verdiği parayla bütün borçlarını kapattığını söylemiştin!" Sevil ellerini yüzüne götürdü. "Her şeyi açıklayabilirim!" Nükhet sözünü kesti. "Üstelik mesele yalnızca benim alacağım değil. Sevil Hanım, bana gönderdiğiniz dekontun gerçek olmadığı ortaya çıktı." O an yemek masasının üzerine ağır bir sessizlik çöktü. Kaan, karısına inanamayarak bakıyordu. "Ne dekontu?" Nükhet, Sevil'in kendisine gönderdiği ödeme belgesinin çıktısını masaya bıraktı. Ardından kendi banka hesap hareketlerini gösterdi. Belgelerde söz konusu ödemenin hesabına ulaşmadığı açıkça görülüyordu. "Bana ödemenin yapıldığını söylediniz. Günlerce bankayla uğraştım. Sonunda bankanıza başvurduğumda bu işlem numarasına ait herhangi bir transfer bulunmadığını öğrendim." Sevil'in yüzü kıpkırmızı olmuştu. "Tamam! Parayı göndermedim! Ama bunun için beni herkesin önünde rezil etmeniz gerekmiyordu!" İşte tam o anda annem konuştu. "Sevil kızım, benim sana verdiğim para nerede?" Annemin sesi öylesine üzgündü ki hepimizin yüreği burkuldu. Sevil gözlerini kaçırdı. "Harcamak zorunda kaldım." "Neye harcadın kızım?" Yengem cevap vermedi. Ben çantamdan telefonumu çıkardım. Nükhet'le görüşmeden önce yaptığım araştırma sırasında karşıma çıkan bir fotoğrafı Kaan'a gösterdim. Fotoğrafta Sevil, yakın arkadaşıyla birlikte lüks bir otelin havuzunun önünde poz veriyordu. Paylaşımın tarihi, annemden borç aldığı haftaya denk geliyordu. Ardından bir başka fotoğrafı açtım. Sevil, son derece pahalı olduğunu bildiğimiz bir çantayla alışveriş merkezinde görüntülenmişti. Kaan'ın yüzündeki ifade değişti.