On Yıl Sonra Mezarına Gelen Kadın

KIZIMIN MEZARINDA ÖĞRENDİĞİM KORKUNÇ SIR “Müjgan Hanım, lütfen beni dikkatle dinleyin. Kızınızın ölümüyle torununuzun babasının kimliği arasında korkunç bir bağlantı var. Üstelik o gece hastanede yaşananlar size anlatıldığı gibi değildi...” Füsun Karaca'nın bu sözlerini duyduğumda dizlerimin bağı çözüldü. On yıldır kızımın ölümünü kaderin acımasız bir oyunu olarak kabullenmeye çalışmıştım. Şimdi ise hiç tanımadığım bir kadın, bütün bildiklerimin yalan olduğunu söylüyordu. Mezarlığın girişinden bize doğru yürüyen adam öfkeyle bağırdı: “Anne, hemen arabaya bin!” Füsun Hanım zarfı avucuma sıkıştırdı. “Ne olursa olsun bunu ona vermeyin!” Adam yanımıza geldiğinde kırklı yaşlarında olduğunu fark ettim. Pahalı takım elbisesi, düzgün taranmış saçları ve sert bakışları vardı. Ama beni asıl sarsan yüzüydü. Çenesinin şekli, kaşlarının arasındaki küçük çizgi, hatta gözlerinin rengi... Hepsi Arın'a benziyordu. Adam da torunumu görünce olduğu yerde donakaldı. “Bu çocuk...” diye fısıldadı. Arın korkuyla elimi tuttu. “Anneanne, bu adam kim?” Cevap veremedim. Füsun Hanım titreyen bir sesle konuştu. “Bu benim oğlum, Barış. Ve Arın'ın babası.” Sanki mezarlığın bütün sesleri bir anda kesildi. Barış'ın yüzü kireç gibi oldu. “Anne, ne yaptığının farkında mısın?” “Evet,” dedi Füsun Hanım. “Hayatımda ilk kez doğru olanı yapıyorum.” Barış bir adım öne çıktı. “Bu çocuk benim olamaz!” Elimdeki zarfı kaldırdım. “O zaman neden kızımın mezarında annenizi susturmaya çalışıyorsunuz?” Barış cevap veremedi. Arın'ın elini sımsıkı tuttum. “Biz gidiyoruz. Bir daha bize yaklaşmayın.” Arabaya bindiğimizde ellerim öyle titriyordu ki anahtarı kontağa yerleştiremedim. Arın sessizce yüzüme baktı. “Anneanne, o adam gerçekten babam mı?” Boğazımdaki düğümü güçlükle yuttum. “Henüz bilmiyorum yavrum. Ama öğreneceğiz.” Eve döndüğümüzde Arın'ı odasına gönderdim. Sonra kızımın el yazısıyla hazırlanmış zarfı açtım. İçinden üç fotoğraf, küçük bir anahtar ve dört sayfalık bir mektup çıktı. İlk fotoğrafta İdil vardı. Yanında mezarlıkta gördüğüm Barış duruyordu. Birbirlerine sarılmış, gülümsüyorlardı. İkinci fotoğraf bir hastane koridorunda çekilmişti.
Copyright © 2015. All Rights Reserved.