7 Aylık Torunum Ağladığı İçin

Adamın çığlığı havuzun bir anda sessizliğe gömülmesine neden oldu. Çocukların neşeli sesleri kesildi, herkes merakla onun elindeki kutuya bakıyordu. Ben ise olup biteni anlamaya çalışıyordum. Garson, en ufak bir telaş göstermeden sakin bir sesle konuştu. “Efendim, hediyemizi beğenmediniz galiba?” Adam öfkeyle kutuyu garsona doğru uzattı. “Bunun anlamı ne? Benimle dalga mı geçiyorsunuz?” Kutunun içinde altın ya da pahalı bir saat yoktu. İçinden yalnızca küçük bir ayna, otelin davranış kurallarının yazılı olduğu zarif bir kart ve üzerinde büyük harflerle yazılmış tek bir cümle çıkmıştı: “Bugünün en unutulmaz misafiri seçildiniz. Ne yazık ki bunun nedeni nezaketiniz değil.” Kartın altında otel müdürünün imzası bulunuyordu. Garson, herkesin duyabileceği bir ses tonuyla konuşmaya devam etti. “Otelimizde misafirlerimize saygısızlık eden, özellikle çocuklara ve yaşlılara hakaret eden hiç kimseyi ağırlamıyoruz. Güvenlik kameraları yaşananları kaydetti. Yönetimimiz, size üyeliğinizin iptal edildiğini ve bugünden itibaren tesisimize girişinizin yasaklandığını bildirmemi istedi.” Adamın yüzü kıpkırmızı oldu. “Ben para ödedim!” “Elbette ödediniz.” dedi garson. “Ancak ödediğiniz ücret, başka insanları aşağılamanız için size ayrıcalık sağlamıyor.” Tam o sırada iki güvenlik görevlisi yanımıza geldi. Oldukça nazik ama kararlı bir tavırla adama çıkışı göstermeye başladılar. Adam hâlâ bağırıyordu. “Bunun hesabını mahkemede sorarım!” Garson gülümseyerek cevap verdi. “Elbette hakkınızı arayabilirsiniz. Kamera kayıtlarının tamamı hazır.” Bu söz üzerine adamın sesi bir anda kısıldı. Çünkü havuzun dört bir yanında güvenlik kameralarının bulunduğunu o da fark etmişti. Az önce bize küçümseyerek bakan insanların çoğu şimdi başlarını iki yana sallıyor, bazıları ise onu ayıplayan bakışlarla izliyordu. Yanımdaki yaşlı bir çift bana yaklaştı. Kadın omzuma dokunarak, “Lütfen gitmeyin. Yanlış yapan siz değildiniz.” dedi. Ardından genç bir anne bebeğini göstererek gülümsedi. “Benim oğlum da bazen saatlerce ağlıyor. Kimse bunun için sizi suçlayamaz.” Sözleri boğazımı düğümledi. Dakikalar önce utançtan yerin dibine girmek isterken şimdi tanımadığım insanlar bana destek oluyordu. Tam o sırada havuzda oynayan büyük torunlarım koşarak yanıma geldi. En büyük torunum gözlerimin içine bakıp, “Babaanne… Biz mi hata yaptık?” diye sordu. Dizlerimin üzerine çöktüm. “Hayır güzel kızım.” dedim. “Bazı insanlar kaba davranmayı seçer. Ama bu onların ayıbıdır, bizim değil.” Garson bunu duyunca hafifçe gülümsedi.
Copyright © 2015. All Rights Reserved.