Annem 72 Yaşındayken Bana Şunu İtiraf Etti
“AÇ ŞU KAPIYI!” Sesim mutfağın duvarlarında yankılandı. Babam Rıfat anahtarı cebine koyarken annem Süheyla'nın elleri titriyordu. Yetmiş sekiz yaşındaki o sert adamı ilk kez korkmuş gördüm. Ama korkusu benden değil, birazdan duyacaklarımdandı. “Berrak, otur,” dedi. “Önce kapıyı aç.” Annem sandalyeyi çekti. “Bırak anlatsın kızım. Ben artık susmayacağım.” Babam gözlerini kapattı. Sonra cebindeki anahtarı masaya bıraktı. “Otuz yıl önce,” diye başladı annem, “sen beş yaşındaydın. Babanın Bursa'da küçük bir tekstil atölyesi vardı. Hatırlıyor musun?” Başımı salladım. Makinelerin gürültüsünü, kumaş kokusunu ve bana her gidişimde şeker veren genç bir kadını hatırlıyordum. Adı Nalan'dı. “Bir gece atölyede yangın çıktı,” dedi annem. “Biliyorum. Elektrik kontağı yüzünden çıktığını söylemiştiniz.” “Yangın elektrikten çıkmadı.” Babamın yumruğu masaya indi. “Süheyla!” Annem bu kez irkilmedi. “Depoda kaçak tutulan tiner bidonları vardı. Müfettişler gelecekti. Baban onları başka bir yere taşıtmak istedi. İşçiler itiraz etti. Nalan da oradaydı.” Boğazım kurudu. “Sonra?” “Bidonlardan biri devrildi. Isıtıcının yanında alev aldı. Herkes kaçıştı. Ama arka çıkışın önünde kumaş balyaları yığılıydı.” “Bir kişi öldü,” dedim. “Bana hep öyle söylediniz.” Annem ağlayarak başını salladı. “İki kişi içeride kalmıştı. Nalan ve küçük kardeşi Ferhat. O gece kadın, kardeşini yanında getirmişti. Ferhat on yaşındaydı.” Bir anda yıllardır zihnimde beliren bir görüntü canlandı: Camın arkasından yardım isteyen küçük bir el. Çocukken gördüğüm bir kâbus sandığım görüntü. “Ferhat...” diye fısıldadım. “Ben onu tanıyordum.” Babam bakışlarını kaçırdı. “Baban arka kapıyı açabilirdi,” dedi annem. “Anahtar ondaydı. Ama depo kayıtları, sigortasız çalışanların isimleri, bütün usulsüzlükler içerideydi. Kapıyı açarsa gerçek ortaya çıkacak diye korktu.” “O yüzden mi açmadı?” Annemin sessizliği cevaptı. Ayağa kalktım. Sandalye geriye devrildi. “Bir çocuğu içeride mi bıraktın?” “Ben...” Babam konuşmakta zorlandı. “Yangın çok hızlı yayıldı.” “Kapıyı kilitledin mi?” Uzun bir sessizlik oldu. “Evet.” O tek kelimeyle çocukluğumdaki bütün güven duygusu parçalandı.