Hamile Eşini Annesinin Önünde Diz Çökmüş Buldu
“Bu suyu bir kez daha dökersen, bebek dünyaya gelene kadar seni dizlerinin üzerinde bekletirim!” Daniel, öğle saatlerinde evine girdiğinde annesi Meral Hanım’ın yüksek sesini duydu. Önemli bir yönetim kurulu toplantısı için evde unuttuğu gizli dosyayı almaya gelmişti. Kimseye haber vermemişti. Sekiz aylık hamile eşi Elif’in doktor tavsiyesiyle üst katta dinlendiğini düşünüyordu. Ancak salonun cam duvarından gördüğü manzara nefesini kesti. Elif, soğuk mermer zeminde diz çökmüştü. Hamilelik elbisesi sırılsıklamdı. Şişmiş elleri, içine zencefil dilimleri atılmış sıcak su dolu bir leğendeydi. Karşısındaki deri koltukta rahatça oturan Meral Hanım ise tatlısını yerken gelinine ayaklarını yıkatıyordu. “Daha kuvvetli yap,” diye emretti. “Oğlumun parasıyla yaşıyorsun. Biraz minnet göstermelisin.” Elif yerini değiştirmeye çalışırken dengesini kaybetti. Meral Hanım yardım etmek yerine ayağıyla onu karnının yanından sertçe itti. Daniel’in elindeki çanta yere düştü. Öfkeyle odaya girerek annesini Elif’ten uzaklaştırdı. Ardından eşinin yanına diz çöktü. Elif’in dudağında küçük bir yara vardı ve bütün bedeni titriyordu. “Bu ne zamandır devam ediyor?” diye sordu. Elif gözlerini yere indirdi. “Seni annenle benim aramda bırakmak istemedim. Onun bizimle yaşamasına çok sevinmiştin.” Bu cevap Daniel’i derinden sarstı. Elif, on iki yıldır onun yanındaydı. Üniversite yıllarında küçük bir evde mütevazı yemeklerle yaşarken bile onu desteklemişti. Daniel’in tıbbi malzeme şirketini kurabilmesi için büyükannesinden kalan altın kolyeyi satmıştı. Çalışan tutacak paraları olmadığında şirketin hesaplarını tutmuş, siparişleri teslim etmiş ve depoyu temizlemişti. Birlikte kurdukları Demir Sağlık Ürünleri, yıllar içinde milyonlarca dolar değerinde büyük bir şirkete dönüşmüştü. Daniel ise iyi bir evladın her zaman annesini öncelikli tutması gerektiğine inanmıştı. Bu nedenle Meral Hanım’ı yanlarına almış ve aylık harcamaları için yaklaşık 12.000 dolar limitli bir kart vermişti. O gün annesinin bütün eşyalarını iki valize doldurdu ve kapının dışına çıkardı. “Bu eve bir daha girmeyeceksin,” dedi. Meral Hanım öfkeyle evin kendisine de ait olduğunu, küçük oğlu Rıza geldiğinde şirketi ve bütün mal varlığını ellerinden alacaklarını söyledi. Daniel cevap vermeden kapıyı kapattı. Elif aynı akşam kontrol amacıyla hastaneye yatırıldı. Daniel eve döndüğünde çalışma odasındaki kasayı kontrol etti. Beş altın külçe, yaklaşık 80.000 dolar acil durum parası ve şirketin kuruluş belgeleri kaybolmuştu.