İşte o an Emre ilk kez gerçekten sessiz kaldı

BÖLÜM 2 Emre’nin yüzündeki ifade bir anda değişti. Sanki kapımın önünde annesini değil, rezervasyonunu iptal eden bir otel görevlisini görüyordu. “Anne, şaka yapma,” dedi. “Bizim uçağa iki saat kaldı.” “Benim otobüsüme de bir buçuk saat kaldı,” dedim. “Kapadokya’ya gidiyorum.” Selin’in gülümsemesi dondu. “Ama biz size güvenerek plan yaptık.” “Ben de kendime güvenerek plan yaptım,” dedim. “Üstelik ben kendi planımı kimsenin omzuna yüklemedim.” Çocuklar olan biteni anlamadan bana bakıyordu. Ada, elindeki tavşan oyuncağı sıktı. Mert sessizce babasının pantolonuna tutundu. Onları üzmek istemiyordum. Zaten en zor kısmı da buydu. Ben Emre’ye ders vermek isterken çocukların ortada kalmasını istemiyordum. Bu yüzden planım sadece “hayır” demek değildi. Bir gün önce Emre’nin kayınvalidesiyle, yani Selin’in annesi Güler Hanım’la konuşmuştum. Meğer onların tatilden haberi bile yokmuş. Güler Hanım telefonda uzun süre susmuş, sonra sadece, “Beni de mi yok saymışlar?” demişti. Kapının önünde Emre’ye baktım. “Güler Hanım aşağıda arabada bekliyor. Çocuklar bugün ona gidecek. Ama iki hafta değil. Siz dönüp aile gibi konuşana kadar.” Selin’in rengi attı. Emre telefonuna sarıldı. Tam o sırada asansörün kapısı açıldı ve Güler Hanım ağır ağır koridora çıktı. Elinde sadece bir çanta vardı. Yüzünde öfke yoktu; daha kötüsü vardı: kırgınlık. “Demek hepimizden habersiz hayat kuruyorsunuz,” dedi. İşte o an Emre ilk kez gerçekten sessiz kaldı.
Copyright © 2015. All Rights Reserved.