Kocam, Kızımızın Üniversite Parasını Annesiyle Lüks Tatile Harcadı

Kemal’in titreyen sesi salonda yankılanırken derin bir nefes aldım. “Sen… Ne yaptın?” Ona cevap vermeden kenara çekildim. “İçeri gir de kendin gör.” Salonun ortasında eskiden duran büyük yemek masası yoktu. Şirin’in çalışma masası, kitaplığı ve yıllardır duvarda asılı duran aile fotoğrafları da kaldırılmıştı. Ev bomboş görünüyordu. Neriman telaşla etrafına bakındı. “Eşyalar nerede?” Ben sakinliğimi bozmadan cevap verdim. “Satılmadılar. Sadece artık size ait değiller.” Kemal kaşlarını çattı. “Ne demek istiyorsun?” O sırada kapı çaldı. İçeri takım elbiseli orta yaşlı bir adam girdi. Elindeki dosyayı açarak kimliğini gösterdi. “Ben avukat Erhan Yıldırım.” Kemal şaşkınlıkla bana baktı. “Avukat mı?” Başımı salladım. “Evet. Sen tatilde eğlenirken ben de boş durmadım.” Avukat dosyadan birkaç evrak çıkarıp masanın üzerine bıraktı. “Sayın Kemal, eşiniz boşanma davasını açtı. Bunun yanında ortak hesaptan izinsiz çekilen üniversite fonuna ilişkin zimmet ve maddi zarar nedeniyle hukuki süreç de başlatıldı.” Kemal’in yüzündeki renk tamamen kayboldu. “Neler saçmalıyorsunuz? O para ailemizin parasıydı.” Avukat sakin bir ses tonuyla konuştu. “Hayır. Hesap hareketleri incelendi. Son on iki yıl boyunca hesaba yatırılan paraların tamamına yakını müvekkilim tarafından yatırılmış. Ayrıca bu hesabın açıklama kısmında her ay ‘Şirin Üniversite Fonu’ ibaresi yer alıyor.” Neriman öne atıldı. “Biz sadece tatile gittik. Abartıyorsunuz.” Avukat bu kez başka bir belge uzattı. “Paylaştığınız sosyal medya gönderileri de dosyada mevcut. Harcamalarınızın tamamı banka kayıtlarıyla eşleşiyor.” Kemal bana döndü. “Beni mahkemeye mi verdin?” “Hayır.” dedim. “Bizi mahkemeye sen götürdün. Ben sadece hakkımızı arıyorum.” O sırada odasından Şirin çıktı. Elinde yıllardır kullandığı eski sırt çantası vardı. Babasına baktı ama gözlerinde tek damla yaş kalmamıştı. “Sana artık baba diyebileceğimi sanmıyorum.” Kemal’in dudakları titredi. “Şirin…” “Hayır.” Kızım ilk kez sözünü kesti. “Ben senden para istemedim. Bana sadece hayalime dokunmamanı istemiştim.” Salonda ağır bir sessizlik oluştu. Kemal koltuğa çöktü. “Sadece bir tatildi.” Şirin acı acı gülümsedi. “Benim geleceğim senin için sadece bir tatil kadarmış.” Bu sözler ilk kez Kemal’i gerçekten sarstı. Başını ellerinin arasına aldı. Ben ise avukata döndüm. “Diğer evrakları da verebilir misiniz?” Avukat ikinci dosyayı uzattı. Kemal merakla baktı. “Bu da ne?” “Evin satış sözleşmesi.” Kemal yerinden fırladı. “Ne satışı?” “Evi satmadım.”
Copyright © 2015. All Rights Reserved.