Yedi yıl boyunca oğluna bakan adama bakmaya geldim

BÖLÜM 1 —Beni şikayet etmeye kalkarsan, Emir’e ailemizi senin mahvettiğini söylerim. Volkan bunu bavulunu kapatırken, sanki suçlu yalanlarını yakalayan benmişim gibi rahatça söylemişti. Benim adım Meryem Şahin. O zamanlar otuz iki yaşındaydım, Bağcılar’da bir ambalaj dağıtım şirketinde ön muhasebeci olarak çalışıyordum ve Volkan ile beş yaşındaki oğlumuzla Güngören’de küçük bir apartman dairesinde yaşıyorduk. Zengin değildik ama yıllarca basit şeylerle mutlu olduk: pazar günleri sokaktan aldığımız nohutlu pilav, kiraladığımız bir film ve bir ev almak için para biriktirme hayali. Volkan, Sakarya yakınlarında “fırsat” arazileri pazarlayan bir emlak danışmanı olan Pelin ile tanıştığında her şey değişti. Eve geç gelmeye, yeni gömlekler giymeye ve telefonunu ters çevirerek masaya koymaya başladı. Sonra bana haber vermeden ortak hesabımızdan 200.000 TL çekti. —Bu bir yatırım, —dedi bana—. Sen anca kuruş hesabı yapmayı bilirsin. Bu yüzden hiçbir zaman bir adım ileri gidemeyeceğiz. İş dört aydan kısa bir sürede battı. Evraklarda usulsüzlükler vardı ve sözde müteahhit ortadan kayboldu. Volkan neredeyse her şeyini kaybetti ama bunu itiraf etmek yerine beni suçladı. —Bana destek olsaydın, bir çıkış yolu bulurdum.Gerçek, Emir’in ateşinin çok yükseldiği bir gece ortaya çıktı. Volkan’ı acil servisten altı kez aradım. Cevap vermedi. Ertesi sabah eve buram buram alkol ve tatlı bir parfüm kokarak geldi. O duştayken telefonuna Pelin’den bir mesaj geldi: “Dün gece harikaydı. Karın bir şeyden şüphelendi mi?” Ardından Sapanca’daki bir otelin faturasının fotoğrafı düştü. Her şeyin ekran görüntüsünü aldım. Onunla yüzleştiğimde af dilemedi. —Pelin beni anlıyor. Sende ise sadece bitmek bilmeyen şikayetler, hesap kitap ve korku var. —Onunla ilişkini bitirecek misin? —Bana şart koşmaya kalkma. İznik yakınlarında yaşayan dul bir çiftçi olan babası Hasan Amca’yı aradım. Ertesi gün geldi ve Volkan’ı karşımıza oturmaya zorladı. —Bir eş, sadece işine geldiğinde kullanacağın bir mobilya değildir, —dedi ona—. Ve sırf bir maceran var diye evladını terk edemezsin. Volkan bunun karı koca arasındaki bir mesele olduğunu söyleyerek karşılık verdi. Annesi ise telefonda benden “el alem ne der” diye düşünerek katlanmamı istedi. Hasan Amca telefonu onun elinden aldı. —Ayıp olan Meryem’in boşanması değil. Ayıp olan senin oğlunun yaptığıdır. Boşanma davasını açtım. Hakim Emir’in velayetini bana verdi ve aylık 15.000 TL nafaka bağladı. Volkan dört ay ödedi. Sonra numarasını değiştirdi, işini bıraktı ve Pelin ile birlikte ortadan kayboldu. Emir ve ben Bağcılar’da rutubetli bir odaya taşındık. Ben gündüzleri çalışıyor, geceleri ise ek muhasebe defterleri tutuyordum. Süt almak için bozuk paraları saydığım haftalar oluyordu. Bir sabaha karşı Emir tekrar hastalandı. Hastaneden ödeyemeyeceğim reçetelerle çıktık. Bir iş arkadaşımdan borç para istedim ve minibüste ağlayarak geri döndüm. İki gün sonra cep telefonuma 15.000 TL’lik bir para transferi bildirimi geldi. Açıklama kısmında şöyle yazıyordu: “Torunum için”. Ertesi ay bir tane daha geldi. Sonra bir tane daha. Volkan hala kayıptı ve ailesinden hiç kimse parayı gönderdiğini kabul etmiyordu. Birazdan olacaklara inanmam imkansızdı…
Copyright © 2015. All Rights Reserved.